Verb

bei|bringen

öğretmek, vermek (zarar), getirmek (delil)

Sie bringt ihrer Tochter das Lesen bei.

Kızına okumayı öğretiyor.

Er hat dem Gegner eine Niederlage beigebracht.

Rakibine bir yenilgi yaşattı.

Der Zeuge konnte keine Beweise beibringen.

Tanık herhangi bir kanıt sunamadı.

((j-m)) ((et4)) beibringen birine bir şey öğretmek Baba, oğluna bisiklete binmeyi öğretiyor.

Eş anlamlılar: lehren, unterrichten (öğretmek); zufügen (vermek, neden olmak)

'bei-' (birine) ve 'bringen' (getirmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla birine bilgi 'getirmek'.

Birine bilgi 'getirerek' (bringen) ona bir şeyler öğrettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.