Verb

berühmen

övünmek, iftihar etmek

Er berühmt sich seiner Erfolge.

Başarılarıyla övünüyor.

Man sollte sich nicht seiner Taten berühmen.

İnsan yaptıklarıyla övünmemeli.

sich ((et2)) berühmen bir şeyle övünmek (genitif) Er berühmt sich seiner Kenntnisse.

Eş anlamlılar: prahlen (böbürlenmek), angeben (gösteriş yapmak)

'be-' öneki ve 'Ruhm' (şöhret, ün) kelimesinden türemiştir. Dönüşlü fiil 'sich berühmen' kendine şöhret atfetmek, yani övünmek anlamına gelir.

'berühmt' (ünlü) birinin 'Ruhm' (şöhret) ile övündüğünü hayal edin. Bu dönüşlü bir fiildir, bu yüzden 'kendisiyle' (sich) övünür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.