Verb

bevorstehen

yaklaşmak, eli kulağında olmak

Eine wichtige Prüfung steht mir bevor.

Önemli bir sınav beni bekliyor.

Große Veränderungen stehen dem Land bevor.

Ülkeyi büyük değişiklikler bekliyor.

((j-m)) bevorstehen birini bir şey beklemek Mir steht eine schwere Aufgabe bevor.

Eş anlamlılar: nahen, herannahen, im Anzug sein

'be-' (ön ek), 'vor' (önce) ve 'stehen' (durmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'önünde durmak'tır.

Zaman içinde 'önünüzde duran' bir olayı hayal edin. Bu olay yaklaşıyor demektir ('steht bevor').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.