Adjektiv

eingetretene

meydana gelen, gerçekleşen, girmiş

Der eingetretene Schaden ist groß.

Meydana gelen hasar büyük.

Die eingetretene Stille war unangenehm.

Oluşan sessizlik rahatsız ediciydi.

((sıfat)) ((isim)) bir ismi niteler Meydana gelen vaka karmaşıktı.

Eş anlamlılar: geschehen, passiert, erfolgt

`eintreten` (meydana gelmek, girmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. `ein-` (içeri) + `getreten` (basılmış). 'İçeri girilmiş' bir durumu tanımlar.

Bunu, zaten 'meydana gelmiş' veya 'içeri girmiş' bir şeyi tanımlayan bir kelime olarak hatırlayın. Örneğin: 'der eingetretene Fall' (meydana gelen vaka).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.