Adjektiv

elegant

zarif, şık, kibar, asil

Er trägt einen eleganten Anzug.

Zarif bir takım elbise giyiyor.

Ihr Stil ist viel eleganter als meiner.

Onun tarzı benimkinden çok daha zarif.

Sie hat eine sehr elegante Haltung.

Çok zarif bir duruşu var.

((Sıfat)) + İsim (Bir ismi niteleyen sıfat) Ein eleganter Herr betrat den Raum.

((olmak)) + ((Sıfat)) (Yüklem olarak sıfat) Ihre Kleidung ist sehr elegant.

Eş anlamlılar: stilvoll (stil sahibi), geschmackvoll (zevkli), schick (şık); Zıt anlamlılar: unelegant (kaba), plump (hantal)

Fransızca 'élégant' kelimesinden gelir, kökeni Latince 'eligere' (seçmek) kelimesine dayanır. Özenle seçilmiş gibi rafine bir kaliteyi ifade eder.

Türkçedeki 'elegant' kelimesine çok benzer. Ses ve anlamı birleştirmek için zarif bir fil (Elefant) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.