erledigen
Çeviri
halletmek, yapmak, tamamlamak, bitirmek
Örnekler
Ich muss diese Aufgabe schnell erledigen.
Bu görevi çabucak halletmem gerekiyor.
Die Sache hat sich von selbst erledigt.
Mesele kendi kendine halloldu.
Nach der langen Wanderung war ich erledigt.
Uzun yürüyüşten sonra bitmiştim.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) erledigen bir şeyi halletmek İşimi halletmem gerekiyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: abschließen, fertigstellen; Zıt anlamlılar: aufschieben
Etimoloji
'er-' (tamamlama belirten) öneki ve 'ledig' (boş, serbest) kelimesinden. Bir şeyi bitirerek 'boşaltmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Yapılacaklar listesindeki bir görevi 'erledigen' yaptığınızda, onu listeden sildiğinizi ve listenin boşaldığını düşünün.