Verb

fliehen

kaçmak, firar etmek, sakınmak

Der Dieb floh vor der Polizei.

Hırsız polisten kaçtı.

Viele Menschen fliehen aus dem Kriegsgebiet.

Birçok insan savaş bölgesinden kaçıyor.

Er floh nach Kanada.

Kanada'ya kaçtı.

((vor+3)) (birinden/bir şeyden) kaçmak Hırsız polisten kaçtı.

((aus+3)) (bir yerden) kaçmak Ülkelerinden kaçtılar.

((nach+3)) (bir yere) kaçmak Komşu ülkeye kaçtılar.

Eş anlamlılar: flüchten, entkommen; Zıt anlamlı: bleiben (kalmak)

Eski Yüksek Almanca 'fliohan' kelimesinden gelir, İngilizce 'to flee' ile kökteştir.

İngilizce 'flee' kelimesine çok benzer. Tehlikeden 'uçarak' ('fliegen') kaçtığınızı hayal edebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.