Adjektiv

freigelegen

açığa çıkarılmış, gün yüzüne çıkarılmış, kazılmış

Die freigelegenen Fundamente sind römisch.

Açığa çıkarılan temeller Roma dönemine aittir.

Durch den Erdrutsch wurden die Wurzeln freigelegen.

Heyelan nedeniyle kökler açığa çıktı.

((bir şey)) freigelegen (sıfat olarak) açığa çıkarılmış bir şey. Die freigelegenen Mauern sind beeindruckend.

Eş anlamlılar: aufgedeckt (ortaya çıkarılmış), entblößt (çıplak); Zıt anlamlılar: verdeckt (örtülü), begraben (gömülü)

`frei` (serbest, açık) + `gelegen` (`liegen`, 'yatmak' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla 'serbestçe yatan', yani üstü örtülü olmayan.

Arkeologların eski bir hazineyi topraktan çıkarıp 'serbestçe yatmasını' (frei gelegen) sağladığını, yani onu açığa çıkardığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.