Verb

fordern

talep etmek, istemek, gerektirmek, meydan okumak

Der Lehrer fordert Disziplin.

Öğretmen disiplin talep ediyor.

Diese Aufgabe fordert viel Geduld.

Bu görev çok sabır gerektiriyor.

Die Firma fordert die sofortige Zahlung.

Şirket derhal ödeme talep ediyor.

((et4)) ((von+3)) ...3'den ...4 talep etmek Babasından para talep ediyor.

((et4)) ...4 gerektirmek İş, iyi dil becerileri gerektiriyor.

Eş anlamlılar: verlangen, beanspruchen; Zıt anlamlılar: nachgeben, anbieten

Eski Yüksek Almanca 'fordarōn' kelimesinden gelir, 'vor' (ileri) ile ilgilidir. Anlamı 'öne çağırmak, talep etmek'tir.

Bir şeyin 'öne' (vor) getirilmesini 'talep ettiğinizi' (fordern) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.