Verb

kleben

yapıştırmak, yapışmak

Ich klebe ein Foto ins Album.

Albüme bir fotoğraf yapıştırıyorum.

Der Kaugummi klebt am Schuh.

Sakız ayakkabıya yapışmış.

Seine Augen klebten am Bildschirm.

Gözleri ekrana yapışmıştı.

((et4)) ((auf/an+4)) (bir şeyi) (bir yere) yapıştırmak Duvara bir afiş yapıştırıyor.

((an+3)) (bir şeye) yapışmak Bal parmaklarıma yapışıyor.

Eş anlamlılar: haften (yapışmak), leimen (tutkallamak)

Proto-Cermence *klibāną'dan gelir, İngilizce 'cleave' (yapışmak) ile ilgilidir.

Bir şeyi 'kleben' (yapıştırmak) için 'Klebstoff' (yapıştırıcı) kullandığınızı unutmayın. 'klebrig' (yapışkan) sıfatı da yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.