kriseln
Çeviri
krize girmek, kriz belirtileri göstermek, arası bozulmak
Örnekler
Die Wirtschaft beginnt zu kriseln.
Ekonomi krize girmeye başlıyor.
In ihrer Ehe kriselt es schon lange.
Evliliklerinde uzun zamandır kriz var.
Dilbilgisi Kalıpları
es kriselt ((in+3)) ((bir yerde)) kriz var In der Regierung kriselt es.
Özne + kriselt ((bir şey)) krizde Die Beziehung kriselt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: zayıflamak, çökmek
Etimoloji
'die Krise' (kriz) isminden, genellikle tekrarlanan veya zayıflatılmış bir eylemi belirten '-eln' ekiyle türetilmiştir.
Hafıza İpuçları
Sürekli için için yanan küçük bir 'Krise' (kriz) düşünün. '-eln' sesi, sürekli, düşük seviyeli bir sorunu akla getirir.