Verb

gestehen

itiraf etmek, kabul etmek

Er gestand den Diebstahl.

Hırsızlığı itiraf etti.

Ich muss gestehen, dass ich mich geirrt habe.

Yanıldığımı itiraf etmeliyim.

((et4)) bir şeyi itiraf etmek Hatasını itiraf etti.

((dass)) ... olduğunu itiraf etmek Yalan söylediğini itiraf etti.

((j-m)) ((et4)) birine bir şeyi itiraf etmek Ona aşkını itiraf etti.

Eş anlamlılar: zugeben, bekennen; Zıt anlamlılar: leugnen, abstreiten

ge- öneki ve 'stehen' (ayakta durmak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyin arkasında durmak', yani onu üstlenmek demektir.

Birinin mahkemede 'itiraf etmek' ('gestehen') için 'ayağa kalkması' ('stehen') gerektiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.