Verb

wecken

uyandırmak, canlandırmak

Kannst du mich um 7 Uhr wecken?

Beni saat 7'de uyandırabilir misin?

Der Lärm hat das Baby geweckt.

Gürültü bebeği uyandırdı.

Das weckt alte Erinnerungen.

Bu eski anıları canlandırıyor.

((j-n)) (birini) uyandırmak Yarın sabah beni uyandırabilir misin?

((et4)) ((in j-m)) (birinde) (bir şeyi) uyandırmak Bu içimdeki merakı uyandırıyor.

Eş anlamlılar: aufwecken; Zıt anlamlılar: uyutmak

Eski Yüksek Almanca 'wecken' kelimesinden gelir, 'wachen' (uyanık olmak) ile ilgilidir.

Sizi 'weckt' (uyandıran) bir çalar saat ('der Wecker') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.