hervor|bringen
Çeviri
üretmek, meydana getirmek, yaratmak, doğurmak
Örnekler
Diese Pflanze bringt schöne Blüten hervor.
Bu bitki güzel çiçekler açar.
Er hat viele berühmte Schüler hervorgebracht.
O, birçok ünlü öğrenci yetiştirdi.
Die Diskussion brachte neue Ideen hervor.
Tartışma yeni fikirler ortaya çıkardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) üretmek, meydana getirmek Bu bitki güzel çiçekler açar.
Benzer Kelimeler
erzeugen (üretmek), schaffen (yaratmak), produzieren (üretmek)
Etimoloji
'hervor-' (öne, dışarı) öneki ve 'bringen' (getirmek) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'öne getirmek'tir.
Hafıza İpuçları
Bir sihirbazın şapkadan bir tavşanı 'hervor' (öne) 'bringen' (getirdiğini) hayal edin. Bu, 'üretmek' anlamına gelir.