Adjektiv

mäßig

ölçülü, ılımlı, vasat

Er trinkt nur mäßigen Alkohol.

Sadece ölçülü miktarda alkol alıyor.

Sein Erfolg war eher mäßig.

Başarısı oldukça vasattı.

((sıfat olarak)) ölçülü Ein mäßiger Weinkonsum ist gesund.

((yüklem olarak)) vasat Das Essen war nur mäßig.

Eş anlamlılar: moderat, bescheiden; Zıt anlamlılar: übermäßig (aşırı), extrem (aşırı)

'Maß' (ölçü) kelimesinden türemiştir. Yani 'mäßig' kelimenin tam anlamıyla 'ölçüye göre' demektir.

Bir şeyi sınırlar içinde tutmak için 'ölçtüğünüzü' düşünün. 'Ölçerseniz' ('Maß'), onu 'ölçülü' ('mäßig') tutarsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.