Verb

strapazieren

yormak, yıpratmak, zorlamak

Strapaziere deine Augen nicht so sehr.

Gözlerini o kadar yorma.

Die lange Reise hat uns sehr strapaziert.

Uzun yolculuk bizi çok yordu.

Er strapaziert oft meine Geduld.

Sık sık sabrımı zorlar.

((et4)) bir şeyi yormak Gözlerini o kadar yorma.

((j-n)) birini yormak Uzun yolculuk bizi çok yordu.

Eş anlamlılar: belasten, anstrengen; Zıt anlamlılar: schonen, entspannen

İtalyanca 'strapazzare' (kötü kullanmak, aşırı yormak) kelimesinden gelir.

Kelime 'ıstırap' kelimesini andırıyor. Bir şeyi veya birini yorarak ona ıstırap çektirdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.