Verb

an|nehmen

kabul etmek, varsaymak, farz etmek, benimsemek

Ich nehme an, du kommst morgen.

Yarın geleceğini varsayıyorum.

Er nimmt das Geschenk an.

Hediyeyi kabul ediyor.

Der Antrag wurde angenommen.

Başvuru kabul edildi.

((et4)) bir şeyi kabul etmek Meydan okumayı kabul ediyor.

((dass...)) ... olduğunu varsaymak Onun haklı olduğunu varsayıyorum.

((von+3)) birinden bir şey kabul etmek Yabancılardan hediye kabul etmez.

Eş anlamlılar: akzeptieren, vermuten; Zıt anlamlılar: ablehnen, zurückweisen

'an-' (kendine doğru) öneki ve 'nehmen' (almak) fiilinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'kendine almak'.

Bir fikri (varsaymak) veya bir paketi (kabul etmek) 'kendinize aldığınızı' ('an' + 'nehmen') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.