Adjektiv

unaussprechlich

söylenemez, telaffuz edilemez, ifade edilemez

Er empfand eine unaussprechliche Freude.

Tarif edilemez bir sevinç hissetti.

Das Wort ist für mich unaussprechlich.

Bu kelime benim için telaffuz edilemez.

Sie begingen unaussprechliche Verbrechen.

Söylenemeyecek kadar kötü suçlar işlediler.

((niteleme)) söylenemez bir ... bir unaussprechliche Freude

((yüklem)) ... söylenemezdir Das Glück war unaussprechlich.

Eş anlamlılar: unsäglich, unbeschreiblich; Zıt anlamlılar: aussprechbar, einfach

un- (olumsuzluk) öneki + aussprechen (telaffuz etmek, ifade etmek) + -lich son eki. Kelimenin tam anlamıyla 'ifade edilemez' veya 'telaffuz edilemez'.

Kelimelere dökemeyeceğiniz kadar güçlü bir duygu veya söylenmesi imkansız yabancı bir kelime düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.