Adjektiv

unbeteiligt

ilgisiz, alakasız, kayıtsız, tarafsız

Er blieb bei dem Streit unbeteiligt.

Kavgaya karışmadı.

Sie schaute mit unbeteiligter Miene zu.

İlgisiz bir ifadeyle izledi.

((bir şeye.dat)) bir şeye karışmamak Kavgaya karışmadı.

Eş anlamlılar: kayıtsız, ilgisiz, tarafsız; Zıt anlamlılar: ilgili, katılmış

un- (olumsuzluk) ön eki + beteiligt (ilgili, katılmış). Kelimenin tam anlamıyla 'dahil olmayan'. Beteiligt, Teil (parça) kelimesinden gelir.

Bir olayın bir 'parçası' (Teil) 'olmayan' (un-), yani olaya karışmayan birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.