Adjektiv

uneingestanden

itiraf edilmemiş, kabul edilmemiş

Er hatte eine uneingestandene Angst vor Hunden.

Köpeklere karşı itiraf edilmemiş bir korkusu vardı.

Ihre uneingestandene Liebe war für alle offensichtlich.

Onun itiraf edilmemiş aşkı herkes için aşikardı.

((uneingestanden)) + İsim Bir ismi niteleyen bir sıfat olarak kullanılır. O, itiraf edilmemiş bir kin besliyor.

Eş anlamlılar: söylenmemiş, gizlenmiş; Zıt anlamlılar: itiraf edilmiş, açık

un- (olumsuzluk) ön eki + eingestanden (eingestehen 'itiraf etmek' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla 'itiraf edilmemiş'.

Yapısı İngilizce'deki 'un-admitted' ile aynıdır. 'un-' ön eki anlamı olumsuzlaştırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.