ungetrübt
Çeviri
bulutsuz, pürüzsüz, saf, duru
Örnekler
Der Himmel war ungetrübt blau.
Gökyüzü bulutsuz maviydi.
Ihre Freude war ungetrübt.
Onun sevinci pürüzsüzdü.
Dilbilgisi Kalıpları
ungetrübt + ((İsim)). Dağların bulutsuz bir manzarası vardı.
((olmak)) + ungetrübt. Onun keyfi yerindeydi.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: berrak, saf, dingin; Zıt anlamlılar: bulanık, dertli
Etimoloji
un- (olumsuzluk) ön eki + getrübt (trüben 'bulandırmak' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla 'bulanmamış'.
Hafıza İpuçları
'Untroubled' (sorunsuz) suyu düşünün - tamamen berrak ve sakin.