Adjektiv

verbunden

bağlı, bağlantılı, ilişkili, minnettar

Ich fühle mich mit dir verbunden.

Sana bağlı hissediyorum.

Die Städte sind durch eine Brücke verbunden.

Şehirler bir köprü ile bağlıdır.

Damit sind hohe Kosten verbunden.

Bununla yüksek maliyetler ilişkilidir.

((ile)) bağlı olmak İnternete bağlıyım.

Eş anlamlılar: ilişkili, bağlantılı; Zıt anlamlılar: ayrı, izole

'ver-' ön eki (tamamlama belirtir) ve 'binden' (bağlamak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'birbirine bağlanmış'.

İki şeyin bir 'bağ' ile birbirine sıkıca bağlandığını düşünün. Onlar 'verbunden'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.