verzweifelt
Çeviri
umutsuz, çaresiz, ümitsiz
Örnekler
Er war völlig verzweifelt.
Tamamen umutsuzdu.
Sie suchte verzweifelt nach einer Lösung.
Çaresizce bir çözüm arıyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
umutsuz olmak verzweifelt sein İşini kaybettiği için umutsuz.
çaresizce + fiil verzweifelt + Verb Hayatı için çaresizce savaştı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: hoffnungslos (umutsuz); Zıt anlamlılar: hoffnungsvoll (umutlu)
Etimoloji
'ver-' öneki (kötüye giden bir süreci belirtir) + 'Zweifel' (şüphe). Şüphelerle dolup taşmak.
Hafıza İpuçları
'Zweifel' (şüphe) kelimesini düşünün. 'ver-' önekiyle birleşince, şüphelerin sizi umutsuzluğa sürüklediğini hayal edin.