Adjektiv

anvertraut

emanet edilmiş, tevdi edilmiş, gizlice söylenmiş

Das anvertraute Geheimnis bleibt bei mir.

Emanet edilen sır bende kalır.

Er kümmert sich um die ihm anvertrauten Kinder.

Kendisine emanet edilen çocuklarla ilgileniyor.

((Sıfat)) + İsim (sıfat olarak kullanılır) Emanet edilen para güvende.

j-m anvertraut sein (birine emanet edilmiş olmak) Çocuklar bana emanet.

teslim edilmiş, bırakılmış; Zıt anlamlılar: geri alınmış

'an-' (üzerine, -e doğru) öneki ve 'vertrauen' (güvenmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla birine 'güvenilerek verilmiş'.

'an-' ekini 'üzerine' olarak düşünün. Güveninizi değerli bir şeyle birlikte birinin 'üzerine' bırakırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.