befallen
Çeviri
musallat olmak, sarmak, yakalanmak
Örnekler
Die Pflanzen sind von Schädlingen befallen.
Bitkileri zararlılar sarmış.
Ein Gefühl der Angst befiel ihn.
Bir korku hissi onu sardı.
Die Grippe hat viele Menschen befallen.
Grip birçok insana bulaştı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) befallen (birine/bir şeye musallat olmak) Bir korku hissi onu sardı.
von ((et3)) befallen sein (bir şey tarafından sarılmak) Bitkileri zararlılar sarmış.
Benzer Kelimeler
musallat olmak, sarmak
Etimoloji
Ayrılamayan 'be-' öneki + 'fallen' (düşmek). Kelimenin tam anlamıyla 'üzerine düşmek'.
Hafıza İpuçları
Bir hastalığın veya duygunun bir kişinin 'üzerine düştüğünü' (befallen) hayal edin.