Adjektiv

befugt

yetkili, salahiyetli

Er ist befugt, diese Entscheidung zu treffen.

Bu kararı vermeye yetkilidir.

Nur befugtes Personal hat Zutritt.

Sadece yetkili personelin girişi vardır.

((bir şeye)) yetkili olmak bir şeyi yapmaya yetkisi olmak Sözleşmeyi imzalamaya yetkilidir.

Eş anlamlılar: berechtigt, ermächtigt; Zıt anlamlı: unbefugt

'befugen' (yetki vermek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Fuge' (eklem yeri) kökü, 'fügen' (uydurmak) ile ilgilidir ve bir role 'uydurulmuş' birini ifade eder.

Birinin bir şeyi yapma gücüyle (be-) 'donatıldığını' (gefügt) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.