Adjektiv

belastender

yorucu, külfetli, stresli, suçlayıcı

Das ist ein belastender Gedanke.

Bu, yük olan bir düşünce.

Er ist ein belastender Faktor für das Team.

Takım için stresli bir faktör.

((bir)) ~ ((eril isim)) yorucu bir (eril isim) Das ist ein belastender Gedanke.

Eş anlamlılar: stresli, külfetli, ağır; Zıt anlamlılar: rahatlatıcı, hafifletici

'be-' öneki + 'Last' (yük) + '-end' (sıfat-fiil eki). Kelimenin tam anlamıyla 'yük olan', 'yükleyen'.

Ağır bir 'lastik' (Last'a benziyor) taşıdığınızı hayal edin. Bu durum 'belastend' yani yorucudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.