Verb

beugen

bükmek, eğmek, boyun eğdirmek, önlemek

Er beugt den Draht.

Teli büküyor.

Sie beugt sich vor dem König.

Kralın önünde eğiliyor.

Diese Maßnahme beugt Unfällen vor.

Bu önlem kazaları önler.

((nesne)) bir şeyi bükmek Er beugt den Draht.

((kendi)) ((önünde+3)) birinin/bir şeyin önünde eğilmek Sie beugt sich vor dem König.

((dolaylı nesne)) bir şeyi önlemek Sport beugt Krankheiten vor.

Eşanlamlılar: biegen, krümmen, neigen; Zıtanlamlılar: strecken (germek)

Eski Yüksek Almanca'daki 'bougen' (bükmek) kelimesinden gelir, İngilizce 'bow' (eğilmek) ile ilgilidir.

Kralın önünde 'eğilmeyi' (bow) düşünün. Vücudunuzu 'beugen' (bükersiniz).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.