Verb

brachte

getirdi

Er brachte mir einen Kaffee.

Bana bir kahve getirdi.

Sie brachte ihre Kinder mit.

Çocuklarını da yanında getirdi.

Das brachte ihn zum Lachen.

Bu onu güldürdü.

((j-m)) ((et4)) (birine dat.) (bir şeyi akk.) getirmek Bana bir hediye getirdi.

((j-n)) ((zu+3)) (birini akk.) (bir şeye) sevk etmek Bu onu ağlattı.

((et4)) ((auf+4)) (bir şeyi akk.) (bir şeye) getirmek Konuyu başka bir yöne çekti.

holte (alıp getirdi), lieferte (teslim etti)

'bringen' fiilinin geçmiş zaman (Präteritum) halidir. Ünlü harfi değişen (i -> a) ve '-chte' eki alan düzensiz bir fiildir.

İngilizce'deki 'bring' -> 'brought' ile çok benzer. 'bringen' fiilinin 'brachte' haline geldiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.