ein|fügen
Çeviri
eklemek, yerleştirmek, yapıştırmak
Örnekler
Fügen Sie das Bild in den Text ein.
Resmi metne ekleyin.
Er fügte seiner Rede eine Anekdote ein.
Konuşmasına bir anekdot ekledi.
Das neue Teil fügt sich perfekt ein.
Yeni parça mükemmel bir şekilde uyuyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((in+4)) bir şeyi bir şeye eklemek Fügen Sie das Bild in den Text ein.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: einsetzen, einbetten; Zıt anlamlılar: entfernen, löschen
Etimoloji
'ein-' (içine) öneki ve 'fügen' (birleştirmek, uydurmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içine uydurmak'tır.
Hafıza İpuçları
Bilgisayarda bir belgeye bir metin veya resim 'yapıştırdığınızı' düşünün. Onu belgenin 'içine yerleştiriyorsunuz'.