Verb

ein|führen

tanıtmak, ithal etmek, uygulamaya koymak, sokmak

Die Firma will ein neues System einführen.

Şirket yeni bir sistem getirmek istiyor.

Deutschland muss viele Rohstoffe einführen.

Almanya'nın birçok hammadde ithal etmesi gerekiyor.

Der Lehrer wird das neue Thema einführen.

Öğretmen yeni konuyu tanıtacak.

((bir şeyi)) bir şeyi uygulamaya koymak/ithal etmek Şirket yeni bir yasa çıkarıyor.

((birini)) ((bir şeye)) birini bir şeye dahil etmek Beni topluma o tanıştırdı.

vorstellen (birini tanıtmak), importieren (ithal etmek); Zıt anlamlı: ausführen (ihraç etmek)

'ein-' (içeri) + 'führen' (yönlendirmek, liderlik etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içeri yönlendirmek'tir.

Yeni bir fikri veya ürünü bir ülkeye veya şirkete 'yönlendirdiğinizi' ('führen') 'içeri' ('ein-') soktuğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.