brennen
Çeviri
yanmak, yakmak, acımak, damıtmak
Örnekler
Das Holz im Kamin brennt.
Şöminedeki odun yanıyor.
Die Wunde brennt schrecklich.
Yara feci şekilde acıyor.
Das Licht im Badezimmer brennt noch.
Banyodaki ışık hala yanıyor.
Er brennt Schnaps aus Obst.
Meyveden sert içki damıtıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
geçişsiz: ((bir şey)) brennt ((bir şey)) yanıyor Ateş yanıyor.
geçişsiz: ((ışık)) brennt ((ışık)) yanıyor Işık yanıyor.
geçişli: ((bir şeyi)) brennen ((bir şeyi)) yazdırmak/yakmak Bir CD yazdırıyorum.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Proto-Cermence *brinnaną'dan gelir, İngilizce 'burn' kelimesiyle akrabadır.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'burn' kelimesine çok benzer. Ateş için kullanılır, ama aynı zamanda (yanık gibi) batma hissi veya açık olan bir lamba için de kullanılır.