Verb

ergehen

başına gelmek, çıkmak (karar), kendini kaptırmak

Wie ist es dir ergangen?

Nasılsın? / İşlerin nasıl gitti?

Ein Urteil erging gegen ihn.

Hakkında bir hüküm verildi.

Er erging sich in Selbstmitleid.

Kendine acıma içinde yüzüyordu.

((birinin.dat)) ((zarf)) gitmek (işleri) İşlerin nasıl ergangen?

kendini ((bir şeye.dat)) kaptırmak Kendini kendine acımaya erging.

geschehen (olmak), passieren (olmak)

'er-' öneki + 'gehen' (gitmek). Birinin işlerinin nasıl 'gittiğini' veya bir durumun nasıl ilerlediğini anlatır.

'İşlerin nasıl gitti?' diye sormayı düşünün. -> 'Wie ist es dir ergangen?'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.