Adjektiv

umstritten

tartışmalı, ihtilaflı, çekişmeli

Das ist ein sehr umstrittenes Thema.

Bu çok tartışmalı bir konu.

Die Entscheidung des Richters war umstritten.

Hakimin kararı tartışmalıydı.

umstritten sein tartışmalı olmak Das neue Gesetz ist sehr umstritten.

Eş anlamlılar: kontrovers, fragwürdig, strittig; Zıt anlamlılar: unumstritten, eindeutig

'um-' (etrafında) öneki + 'streiten' (tartışmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Kelimenin tam anlamı 'etrafında tartışılan'.

İnsanların bir konunun 'um' (etrafında) toplanıp 'streiten' (tartıştığını) hayal edin. Bu durum konuyu 'umstritten' (tartışmalı) yapar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.