die Fristen
Çeviri
süreler, mühletler, vadeler
Örnekler
Wir müssen die Fristen einhalten.
Sürelere uymak zorundayız.
Es gibt gesetzliche Fristen für die Kündigung.
Fesih için yasal süreler vardır.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((bir süre)) tanımak (birine) (süre) tanımak Profesör öğrencilere bir süre tanıyor.
((bir süreye)) uymak (bir süreye) uymak Bu süreye kesinlikle uymalıyız.
((bir süreyi)) kaçırmak (bir süreyi) kaçırmak O, kayıt süresini kaçırdı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Termin (randevu), Deadline, Stichtag (son tarih)
Etimoloji
Orta Yüksek Almanca'da 'belirlenmiş zaman dilimi' anlamına gelen 'vrist' kelimesinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
'Frist' kelimesini zamanın 'donduğu' (İngilizce 'freeze') bir an olarak düşünün. O ana kadar bir şeyi bitirmeniz gerekir.