Adjektiv

führend

önde gelen, lider, başlıca

Das ist die führende Marke auf dem Markt.

Bu, piyasadaki lider markadır.

Er ist eine führende Persönlichkeit in der Politik.

Siyasette önde gelen bir şahsiyettir.

((als Adjektiv vor einem Nomen)) (bir isimden önce sıfat olarak) önde gelen, lider Bu, sektörde lider bir şirkettir.

Eş anlamlılar: leitend (yöneten), maßgeblich (belirleyici), tonangebend (yön veren)

'führen' (liderlik etmek) fiilinin sıfat-fiil halidir. Kelimenin tam anlamı 'liderlik eden'dir.

Bunu 'führen' fiilinin '-en' hali olarak düşünün. Birisi 'führen' (liderlik ediyor) ise, o kişi 'führend' (önde gelen) demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.