Adjektiv

geeignet

uygun, elverişli, müsait

Das ist ein geeigneter Zeitpunkt.

Bu uygun bir zaman.

Er ist für diese Aufgabe geeignet.

O bu görev için uygun.

Wir suchen eine geeignete Wohnung.

Uygun bir daire arıyoruz.

((für+4)) uygun olmak bir şeye uygun olmak O, iş için uygundur.

((zu+3)) uygun olmak bir şey yapmaya uygun olmak Bıçak kesmek için uygundur.

Eş anlamlılar: passend, tauglich, angemessen; Zıt anlamlılar: ungeeignet, unpassend

'eignen' (uygun olmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'eigen' (kendi) ile ilişkilidir. Bir amaca yönelik 'kendine has' doğru özelliklere sahip olmayı ifade eder.

'eigen' (kendi) kelimesini düşünün. 'geeignet' olan bir şey, iş için 'kendi' doğru niteliklerine sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.