Adjektiv

gehaltene

yapılan, tutulan, verilen

Die gehaltene Rede war sehr inspirierend.

Yapılan konuşma çok ilham vericiydi.

Sie hat ihre gehaltene Versprechen immer erfüllt.

O, tuttuğu sözleri her zaman yerine getirdi.

[gehaltene + İsim (dişil tekil nom./akk.)] yapılan/tutulan... Die gehaltene Rede war lang.

[gehaltene + İsim (çoğul nom./akk.)] yapılan/tutulan... Er brach seine gehaltene Versprechen.

Eş anlamlılar: yapılan, verilen, tutulan; Zıt anlamlılar: bozulmuş, tutulmamış

'halten' (tutmak, yapmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gehalten' kelimesinin çekimli halidir.

Bir konuşmayı 'tutmak' (yapmak) veya bir sözü 'tutmak' gibi düşünün. '-e' eki yaygın bir sıfat çekimidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.