Adjektiv

gelangweilt

sıkılmış, canı sıkkın

Ich bin gelangweilt.

Canım sıkıldı.

Er macht ein gelangweiltes Gesicht.

Sıkılmış bir yüz ifadesi yapıyor.

((sein)) gelangweilt sıkılmış olmak Ich bin gelangweilt.

gelangweilt ((von+3)) bir şeyden sıkılmış olmak Sie ist von seiner Rede gelangweilt.

Eşanlamlılar: ilgisiz; Zıtanlamlılar: ilgili, heyecanlı

'lang' (uzun) + 'Weile' (bir süre, zaman dilimi). 'Uzun bir süre' sıkıntıya neden olur.

Aradaki farkı unutmayın: 'gelangweilt' bir kişinin nasıl hissettiğidir (sıkılmış), 'langweilig' ise sıkıntıya neden olan bir şeyi tanımlar (sıkıcı).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.