Adjektiv

gepaart

eşleşmiş, birleşmiş, çift

Das Problem ist oft mit Risiken gepaart.

Bu sorun genellikle risklerle birleşir.

Die Socken sind nicht richtig gepaart.

Çoraplar doğru şekilde eşleştirilmemiş.

Eleganz gepaart mit Funktionalität zeichnet das Design aus.

Zarafet ve işlevselliğin birleşimi tasarımı karakterize eder.

((bir şey)) bir şey ile birleşmiş olmak Cesaret akılla birleştiğinde başarıya götürür.

Eş anlamlılar: verbunden (bağlı), kombiniert (birleşik); Zıt anlamlılar: getrennt (ayrı), einzeln (tek)

'Çift' anlamına gelen 'Paar' kelimesinden türeyen 'paaren' (eşleştirmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Bir 'çift' çorap düşünün. 'gepaart', başarıyla bir çift haline getirildikleri anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.