Adjektiv

gestreut

dağılmış, serpilmiş, yayılmış

Die Papiere lagen auf dem Boden gestreut.

Kağıtlar yere dağılmıştı.

Der Käse wird über die Nudeln gestreut.

Peynir makarnanın üzerine serpilir.

Die Häuser sind weit gestreut.

Evler geniş bir alana yayılmıştır.

((sein)) gestreut olmak dağılmış olmak Yapraklar yola dağılmış.

((et4)) ((auf+4)) gestreut olmak bir şeyin üzerine serpilmek Yola tuz serpilir.

verteilt (dağıtılmış), verstreut (dağınık)

'streuen' (saçmak, serpmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. 'ge-' geçmiş zaman ortacı ön ekidir.

Tohum veya tuz serptiğinizi düşünün. İngilizce 'strew' kelimesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.