Adjektiv

haltend

tutan, dayanan, kalıcı

Die Mutter gab dem Kind eine haltende Hand.

Anne çocuğa tutan bir el uzattı.

Diese neue Farbe ist besonders lang haltend.

Bu yeni boya özellikle uzun ömürlüdür.

((haltend)) + İsim (bir ismi niteleyen) tutan Anne çocuğa tutan bir el uzattı.

uzun ((ömürlü)) uzun ömürlü Bu boya uzun ömürlüdür.

dauerhaft (kalıcı), beständig (sürekli), langlebig (uzun ömürlü)

'halten' (tutmak, sürmek) fiilinin sıfat-fiil (Partizip I) hali.

Bir nesneyi 'tutan' bir eylemi veya zamanla 'dayanan' (kalıcı) bir özelliği düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.