Adjektiv

rückständig

geri kalmış, gelişmemiş, vadesi geçmiş

Die Zahlung ist seit zwei Monaten rückständig.

Ödeme iki aydır gecikmiş durumda.

Das Land hat eine rückständige Wirtschaft.

Ülkenin geri kalmış bir ekonomisi var.

Er hat sehr rückständige Ansichten.

Çok geri kalmış görüşleri var.

rückständig olmak geri kalmış/vadesi geçmiş olmak Onun görüşleri geri kalmış.

bir rückständige ((et4)) geri kalmış bir ... Bu, geri kalmış bir teknolojidir.

Eşanlamlılar: eski, vadesi geçmiş, gelişmemiş; Zıtanlamlılar: ilerici, modern

'Rückstand' (gecikme, borç) isminden '-ig' sıfat ekiyle türetilmiştir.

'Rück' (geri) ve 'stand' (durmak) olarak düşünün. 'Arkada duran' biri geridedir, yani 'geri kalmış'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.