Adjektiv

gestaffelt

kademeli, dereceli

Die Preise sind nach der Menge gestaffelt.

Fiyatlar miktara göre kademelidir.

Wir haben einen gestaffelten Arbeitsbeginn.

Kademeli bir iş başlangıcımız var.

((etwas ist)) ((nach+3)) gestaffelt bir şey bir şeye göre kademelidir Die Preise sind nach der Menge gestaffelt.

bir kademeli ((Nomen)) kademeli bir (isim) Wir haben einen gestaffelten Arbeitsbeginn.

abgestuft (dereceli), versetzt (kaydırılmış)

'Staffel' (bayrak yarışı, kademe) kelimesinden gelen 'staffeln' (kademelendirmek) fiilinden türemiştir. 'Stufe' (basamak) kelimesini düşünün.

Bir TV dizisinin sezonlarının ('Staffeln') birbiri ardına, yani 'gestaffelt' (kademeli) olarak yayınlandığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.