Adjektiv

schlimme

kötü, fena, ciddi

Das ist eine schlimme Nachricht.

Bu kötü bir haber.

Ich habe schlimme Kopfschmerzen.

Kötü bir baş ağrım var.

((Sıfat)) + ((İsim)) bir ismi niteler Bu kötü bir durum. (Das ist eine schlimme Situation.)

Eşanlamlılar: schlecht, übel, furchtbar; Zıtanlamlılar: gut, schön, angenehm

Orta Yüksek Almanca'da 'eğik, çarpık' anlamına gelen 'slimp' kelimesinden gelir. İngilizce'deki 'slim' kelimesinin 'kötü, zayıf' anlamındaki eski kullanımıyla ilgilidir.

'Sümüklü' (slimy) ve kötü bir şey düşünün. 'Schlimm', 'slim' (ince) gibi duyulsa da, 'ince' bir başarı şansı kötü bir şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.