schützen
Çeviri
korumak, muhafaza etmek, savunmak
Örnekler
Die Mutter schützt ihr Kind.
Anne çocuğunu korur.
Diese Creme schützt vor der Sonne.
Bu krem güneşten korur.
Er schützt sich mit einem Schirm.
Kendini bir şemsiye ile koruyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((birini/bir şeyi)) ((bir şeyden)) korumak birini/bir şeyi bir şeyden korumak Bu krem cildi güneşten korur.
kendini ((bir şeyden)) korumak kendini bir şeyden korumak Kendini yağmurdan koruyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: savunmak, muhafaza etmek, esirgemek; Zıt anlamlılar: saldırmak (angreifen), tehlikeye atmak (gefährden)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'scuzzen' kelimesinden gelir, İngilizce 'shut' (tehlikeyi dışarıda bırakmak) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Saldırıları 'şutlayan' bir kalkan düşünün, bu kalkan sizi 'schützen' (korur).