Adjektiv

selbständig

bağımsız, serbest meslek sahibi, kendi kendine yeten

Er ist ein selbständiger Unternehmer.

O bağımsız bir girişimcidir.

Sie arbeitet selbständig von zu Hause.

Evden bağımsız olarak çalışıyor.

Kinder sollten lernen, selbständig zu sein.

Çocuklar bağımsız olmayı öğrenmelidir.

((kendi işini)) kurmak sich selbständig machen Geçen yıl kendi işini kurdu. Sie hat sich letztes Jahr selbständig gemacht.

((serbest)) çalışmak selbständig arbeiten Serbest danışman olarak çalışıyor. Er arbeitet als selbständiger Berater.

Eş anlamlılar: unabhängig, eigenständig; Zıt anlamlılar: abhängig

'selbst' (kendi) + 'ständig' (ayakta duran) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'kendi kendine ayakta duran' demektir.

'Kendi ayakları üzerinde duran' birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.