teilt
Çeviri
paylaşmak, bölmek
Örnekler
Er teilt sein Essen mit mir.
Yemeğini benimle paylaşıyor.
Der Lehrer teilt die Klasse in Gruppen.
Öğretmen sınıfı gruplara ayırıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((mit+3)) bir şeyi biriyle paylaşmak Er teilt sein Spielzeug mit seinem Bruder.
((et4)) ((in+4)) bir şeyi ...-e bölmek Sie teilt den Kuchen in vier Stücke.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar (teilen için): aufteilen, trennen; Zıt anlamlılar: verbinden, vereinen
Etimoloji
Mastar 'teilen' fiilinin çekimli halidir ve 'der Teil' (parça) kelimesinden gelir. 'Parçalara ayırmak' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'teilt', 'Teil' (parça) gibi ses çıkarır. Bir şeyi 'teilt' yaptığında, başkası için bir 'Teil' yaptığını hayal edin.