Verb

wahren

korumak, muhafaza etmek, sürdürmek

Wir müssen den Frieden wahren.

Barışı korumalıyız.

Er will seinen guten Ruf wahren.

İyi şöhretini korumak istiyor.

Sie wahrt immer die Contenance.

Her zaman soğukkanlılığını korur.

((et4)) wahren (bir şeyi) korumak Barışı korumalıyız.

Eşanlamlılar: bewahren, erhalten, schützen; Zıtanlamlılar: aufgeben, vernachlässigen

'wahr' (doğru) sıfatıyla ilgilidir. Asıl anlamı 'doğruluğunu kanıtlamak' idi, bu anlam 'gözetmek, korumak' olarak gelişti.

Bir şeyi 'wahren' etmek, onu orijinal durumuna 'wahr' (sadık) tutmaktır. İlkelerinize sadık kalarak onurunuzu 'wahren' edersiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.