Adjektiv

unberechtigt

yetkisiz, haksız, yersiz

Sein Vorwurf war völlig unberechtigt.

Suçlaması tamamen yersizdi.

Der Zutritt ist für Unberechtigte verboten.

Yetkisiz kişilerin girmesi yasaktır.

Sie erhielt eine unberechtigte Rechnung.

Haksız bir fatura aldı.

yersiz olmak unberechtigt sein Suçlaması tamamen yersizdi.

yetkisiz bir ((isim)) ein unberechtigter ((Nomen)) Haksız bir fatura aldı.

Eş anlamlılar: unbefugt, haksız; Zıt anlamlılar: berechtigt, haklı

un- (olumsuzluk) + berechtigt (yetkili). 'berechtigt', 'das Recht' (hak, hukuk) kelimesinden gelir. Yani 'hakkı olmayan' demektir.

'Hak' (Recht) sahibi olmayan (un-) kişi veya durum olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.